Bu deneyimler bireyden bireye farklılık gösterebilir. Ancak kumar davranışının gündelik yaşamı etkilemeye başladığı durumlarda bazı ortak örüntüler dikkat çekemktedir. Örneğin:
Gündelik hayatta giderek artan kumar oynama düşüncesine sahip olmak
Yakın çevreden kumar davranışını saklamaya çalışmak
Kumar davranışı olmadığında huzursuz, gergin ve stresli hissetmek
Kaybedilenleri kazanmak amacıyla oynamaya devam etmek
Bu tür örüntüler, kumar davranışının kişi için zorlayıcı bir hale gelmeye başladığını gösterebilir.
Kumar Oynama Döngüsü
Kumar oynama davranışı ilk başta para kazanma motivasyonu ya da kısa süreli bir heyecan arayışı ile başlayabilir. Ancak zamanla kişi kendisini tekrar eden bir döngünün içinde bulabilir. Bu döngü çoğu zaman fark edilmeden gelişir ve süreç ilerledikçe daha belirgin hale gelir.
Döngü içerisinde davranış genellikle bir ihtiyaç ya da tetikleyici sonrasında ortaya çıkar. Bu ihtiyaç; yoğun duygulardan (öfke, suçluluk, endişe, pişmanlık, sıkıntı) uzaklaşma ya da kısa süreli bir rahatlama isteği olabilir. Bazı durumlarda ise can sıkıntısı, yalnızlık ya da heyecan arayışı da tetikleyici rol oynayabilir. Kumar davranışı beynin ödül sistemini devreye sokarak kısa süreli heyecan ve haz duyulmasını sağlamaktadır. Kumar oynama sürecinin kişide yarattığı geçici bir heyecan; umut ve kontrol hissi yaratabilir. Ancak kayıp yaşanan durumlarda bu duygular yerini çoğu zaman “kaybı telafi etme” düşüncesine bırakır. Bu düşünce, davranışın sürmesine ve tekrar etmesine zemin hazırlamaktadır.
Süreç ilerledikçe birey, davranışın kontrolünün zorlaştığını fark etmektedir. Bu noktada suçluluk, pişmanlık ve hayal kırıklığı gibi duygular da sürece dahil olur. Ancak bu duygular da çoğu zaman yeni bir tetikleyici haline gelerek döngünün devam etmesine katkıda bulunabilir.
Kumar oynama döngüsü genel olarak şu şekilde ilerleyebilir:
İhtiyaç / tetikleyici durum → Kumar oynama → Kısa süreli rahatlama / heyecan → Kayıp ya da kazanç → Yoğun duygular (pişmanlık, umut, suçluluk) → Tekrar kumar oynama isteği
Günlük Hayatta Kumar Davranışı
Kumar davranışı başlarda kontrol sahibi olunan bir etkinlik gibi görünse de zamanla günlük hayatın farklı alanlarında zorlanmalar ortaya çıkabilmektedir. Her birey gündelik hayatta farklı alanlarda zorlanmalar yaşasa da genel anlamda gündelik hayatı zorlaştıran bazı örnekler gözlemlenebilir.
Gün içerisinde artan düşünceler, odaklanmakta ve dikkatte zorlanmalar ve düşünceden kopamama
Gündelik sorumluluklara ayrılan sürenin çoğunun kumar davranışına ayrılması
Maddi kaynakların ve harcamaların kontrol edilememesi. Paranın planlanandan başka şekilde harcanması
Çevre ile ilişkilerde güven ve dürüstlük sorunlarının ortaya çıkması
Kumar oynama öncesi, sırası ve sonrasında değişen yoğun duygular (heyecan, umut, suçluluk, pişmanlık, huzursuzluk)
Zorlanmalar fark edilse de kumar davranışının sonlandırılmaması
Bu zorlanmalar zamanla arttıkça, kumar davranışı yalnızca belirli bir etkinlik olmaktan çıkarak kişinin yaşamının farklı alanlarını etkileyen bir sürece dönüşebilir. Bu noktada yaşananların fark edilmesi, süreci anlamak açısından önemli bir adım olabilir.
Aile İlişkileri ve Kumar Davranışı
Kumar davranışı yalnızca bireyi değil, yakın ilişkileri ve aile yapısını da etkileyebilen bir süreçtir. Davranışın artmasıyla birlikte aile içinde güven ve iletişimde zorlanmalar ortaya çıkabilir. Bu süreçte hem aile hem de birey öfke, hayal kırıklığı, suçluluk ve çaresizlik gibi yoğun duygular yaşayabilir. Ayrıca kumar davranışının gizlenmesi ya da farklı aktarılması da güven sorunlarının oluşmasına neden olabilmektedir.
Bazı durumlarda aile üyeleri süreci kontrol etmeye ya da oluşan zararları telafi etmeye çalışabilir. Ancak bu çabalar zamanla aile içerisindeki rollerin değişmesine ya da aile içerisindeki gerilimin artmasına neden olabilir.
Bu nedenle kumar davranışını yalnızca bireysel değil, ilişkisel bir süreç olarak ele almak önemlidir. Şema Terapi perspektifinden bakıldığında bu süreçte aile içerisindeki bireylerin şemalarının tetikleniyor olması da süreç açısından değerlendirilmesi gereken bir noktadır. Aile içindeki duyguların ve zorlanmaların anlaşılması, sürecin daha bütüncül değerlendirilmesine katkı sağlayabilmektedir.
Yakın Çevre Nasıl Davranabilir?
Kumar davranışı yalnızca bireyi değil yakın çevresini de etkileyen bir süreçtir. Bu aşamada döngünün değişebilmesi adına bireyin yakın çevresinin de yapabilecekleri olabilmektedir.
Bu süreçte yakın çevrenin yapabilecekleri arasında şunlar yer alabilir:
Kumar davranışı hakkında doğru kaynaklardan bilgi edinmek ve bireyi tedavi için desteklemek
Kişi adına sorumluluk almamak ve bireyin sorumluluk alabileceği alanları desteklemek
Borçları kişinin adına ödemek yerine para yönetimi konusunda kişiye destek olmak
Yargılamamak, eleştirmemek. Bunun yerine bireyin içerisinde bulunduğu döngüyü anlamaya çalışmak
Küsmemek, yargılamamak ya da bu süreç hakkında sürekli konuşmamak. Bunun yerine kişiye alan açabilmek ve tedavi için destekleyici olmak.
Yakın çevrenin, bu sürecin zaman alabileceğini ve zaman zaman zorlanmalar ya da tekrarların yaşanabileceğini kabul etmesi de önemlidir. Bu yaklaşım, hem ilişkilerin korunmasına hem de sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayabilir.
Nüks (Tekrar Başlama) Süreci
Kumar davranışını azaltma ya da bırakma sürecinde, zaman zaman yeniden oynama durumları yaşanabilir. Bu durum, sürecin tamamen başarısız olduğu anlamına gelmez; aksine, sürecin anlaşılması gereken bir parçası olarak değerlendirilir. Yoğun stres dönemleri, yalnızlık, sıkıntı hali, bu kez benim kontrolümde olacak düşüncesi, bırakmış olmanın yarattığı zorluklar, tetikleyicilerin varlığı nüks davranışını etkileyebilir. Bu noktada nüksün nedenini anlamak, davranışın erken sinyallerini ve tetikleyicilerini fark edebilmek açısından önemli bir alan sunar.
Bu nedenle nüksü yalnızca bir “geri dönüş” olarak değil, sürecin hangi noktalarda zorlaştığını anlamaya yardımcı olan bir deneyim olarak ele almak önemlidir. Bu farkındalık, sürecin yeniden yapılandırılmasına katkı sağlayabilir.
Ne Zaman Destek Alınmalı
Kumar davranışı bir bağımlılık olarak değerlendirilmese kumarın oynamanın gün içerisinde çok zaman alması, giderek daha çok maddi kaynak gerektirmesi, oynamanın sonlandırılmasının zorlaşması bu duruma dikkat edilmesi gerektiğine işaret ediyor olabilir.
Benzer şekilde kumar oynamanın yakın çevreden gizleniyor olması, ilişkilerde zorlanmalar yaratıyor olması ve gündelik hayattaki görevlerin bu davranıştan etkileniyor olması da kumar davranışının kontrol kaybına neden olduğunun göstergesi olabilir.
Bu şekilde ilerleyen bir süreçte profesyonel destek almak, yaşananların anlamlandırılması ve sürecin daha fazla derinleşmeden ele alınabilmesi açısından önemli bir rol oynayabilir.
Terapi’de Kumar Davranışı
Kumar davranışı yalnızca bir davranış değil; aynı zamanda kişinin yoğun duyguları, zorlandığı düşünceleri ve yaşantılar ile birlikte ilerleyen bir süreçtir. Bu nedenle terapide süreç içerisinde kişinin yalnızca kumar oynamayı bırakması değil; davranışın hangi ihtiyaçlara karşılık geldiğini ve nasıl bir döngü içerisinde sürdüğünün anlaşılabilmesi hedeflenmektedir.
Süreç içerisinde öncelikle kişinin kumar davranışının ne zaman ortaya çıktığı ve hangi duygularla ilişkili olduğu birlikte değerlendirilerek fark edilmeye çalışılır. Bu aşama da kumar davranışının sürdürülmesi süreci de fark edilir.
Kumar davranışı çoğu zaman yalnızca kazanç elde etme isteğiyle değil; zorlayıcı duygulardan uzaklaşma, rahatlama sağlama ya da içsel bir boşluk hissini azaltma amacıyla da sürdürülebilir. Bu aşamada beynin ödül ve haz sistemi kumar davranışı ile bireyin kısa süreli keyif almasını sağlıyor olabilmektedir. Bu nedenle süreçte, bu davranışın kişinin yaşamındaki işlevi üzerinde durulabilir.
Zamanla kişi, davranışı tetikleyen durumları fark etme, zorlayıcı duygularla farklı şekillerde baş edebilme ve daha işlevsel alternatifler geliştirme yönünde desteklenebilir.
BDT Perspektifinden
Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımında kumar davranışı; düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki ilişki üzerinden ele alınır.
Kumarla ilgili süreçte çoğu zaman belirli düşünceler bu döngüyü başlatabilir. Örneğin:
“Bu sefer kazanabilirim”
“Kaybettiklerimi geri kazanmalıyım”
“Yalnızca bir kere daha deneyeceğim sorun olmaz.”
Bu düşüncelerle birlikte heyecan, umut ya da gerginlik gibi duygular ortaya çıkabilir. Bu duygular da kumar oynama davranışının başlaması ve sürdürülmesinde büyük bir yere sahip olabilir. Kumar oynama sonrasında ise kısa bir heyecan ya da rahatlama hissi yaşanması normaldir. Ancak bu durum sonrasında suçluluk, pişmanlık ya da hayal kırıklığı gibi duygulara yol açarak döngünün sürdürülmesine neden olabilmektedir.
Terapi sürecinde bu döngünün fark edilmesi, düşüncelerin ne kadar işlevsel olduğunun değerlendirilmesi ve davranışı sürdüren örüntülerin anlaşılması üzerinde çalışılmaktadır.
Şema Terapi Perspektifinden
Şema Terapi açısından kumar davranışı, erken dönem yaşantılarla ilişkili olarak gelişen şemalar ve bu şemaların tetiklenmesiyle ortaya çıkan modlar üzerinden ele alınır.
Bazı durumlarda kumar davranışı, kişinin duygusal yoksunluk, yüksek standartlar, başarısızlık şemalarının tetiklenmesi ile ortaya çıkıyor olabilir. Bu şemaların tetiklenmesi ise “şu an iyi hissetmek istiyorum” diyen dürtüsel çocuk modunun; zorlayıcı duygulardan uzaklaşmak için kumara yönelen kaçınan tarafın; “kendini kontrol edemiyorsun, sürekli hata yapıyorsun, başarısızsın.” Diyen eleştirel ebeveyn modunun ortaya çıkmasının nedeni olabilir. Bu modlar arasında gidip gelen süreç, kumar davranışının tekrar etmesine katkıda bulunabilir.
Terapi sürecinde amaç, bu içsel süreçleri fark etmek ve zamanla daha dengeli, destekleyici bir içsel duruş geliştirebilmektir. Bu doğrultuda sağlıklı yetişkin modunun güçlendirilmesi önemli bir yer tutar.
Motivasyonel Görüşme Perspektifinden
Kumar davranışı olan bireyler çoğu zaman bu davranışı bırakmak ve bırakmamak arasında bir kararsızlık yaşamaktadırlar. Bir yandan hayatlarının çok derinden etkilendiğini ve bu davranışın kendilerine iyi gelmediğini düşünerek bırakmak isterken bir yandan da heyecan ve kaçışı bırakmak istemedikleri bir süreç içerisine girebilirler. Örneğin kişi bir yandan “Artık bu şekilde devam etmek istemiyorum.” Diyebilirken,
diğer yandan “Belki son bir kez oynarsam toparlayabilirim.” diye düşünebilir.
Motivasyonel Görüşme yaklaşımında kişinin kendisini çatışma içerisinde hissettiren düşünceleri tek tek ele alınır. Amaç kişinin değişim nedenlerini değerlendirebilmesi, çatışmayı anlamlandırabilmesi, hedefleri ile davranışları arasındaki bağı anlayabilmesi ve değişim konusunda motivasyonunun güçlendirilmesidir.
Bireylerin değişim düşüncesine karşı oluşan ikili düşünce yapısı da oldukça anlaşılabilir ve kabul edilirdir. Bu nedenle amaç kişi zorlamak ya da suçlamak değildir. Terapi sürecinde amaç kişinin değişime dair ambivalansı (ikilemi) anlamaya çalışmaktır. Yargılamadan, iş birliği içinde ilerleyen bir ilişki kurulması kişinin değişim için daha güçlü adımlar atabilmesi, süreci ilerletebilmesi için oldukça önemlidir.
KUMAR DAVRANIŞI
Kumar, bir oyunun ya da bir olayın sonucu üzerine kişinin kendisi için değerli olan bir şeyi ortaya koyması ve bunun sonucunda daha değerli bir şey elde etmeyi beklemesi amacı taşıyan bir davranıştır. Kumar, birey için heyecan ve keyif sağlayan bir etkinlik olabilse de zamanla yaşamın diğer alanlarını etkileyen bir hale gelebilir.
İlk başlarda heyecan verici olan kumar davranışı, bazı durumlarda zamanla kişinin kontrol etmekte zorlandığı bir noktaya evrilebilir. Bu süreçte davranış daha sık hale gelebilir, daha fazla zaman ve kaynak ayrılmasına neden olabilir ve yalnızca bir aktivite olmaktan çıkarak kişinin yaşamında daha merkezi bir yer kaplamaya başlayabilir.
Kumar davranışı her zaman yalnızca heyecan arayışı ya da kazanç elde etme isteğiyle sürdürülmeyebilir. Bazı durumlarda kişi, zorlayıcı duygulardan uzaklaşmak, rahatlamak ya da içsel bir sıkıntıyı kısa süreli de olsa azaltmak amacıyla bu davranışa yönelebilir. Bu noktada kumar, yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda davranışı sürdüren bir etmen haline de gelebilir.


SIK SORULAN SORULAR
İstediğim zaman bırakabilir miyim?
Bireyler zaman zaman kumar davranışını kontrol edebileceklerini düşünebilirler. Ancak bu noktada kumar davranışının aynı zamanda bir beyin rahatsızlığı olduğu unutulmamalıdır. Kumar davranışı sonucu duyulan heyecan ve keyif, zor duyguların devam eden varlığı döngülerin oluşmasına ve beynin kontrol mekanizmasının bozulmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle kontrol mekanizması güçlendirilmeden davranış birey tarafından tek başına kontrol altına alınması her zaman mümkün olmayabilir. Kumar davranışının bir irade problemi olmadığı sürecin doğal bir nedeni olduğu unutulmamalıdır.
Neden kaybettikçe oynamaya devam ediyorum?
Kumar oynamak kişinin iradesinden bağımsız bir şekilde kendisini göstermekte kontrol mekanizmasında bozulmalara neden olmaktadır. Kısa vadede kişinin kazanabilecek olması düşüncesi, heyecan hissi ve devam eden zorlayıcı yaşam olayları döngünün devam etmesinin de nedeni olabilir. Bu noktada davranışın durdurulması bireyler için zorlayıcı hatta imkansız olabilmektedir. Bu nedenle bir uzman eşliğinde ilerleyen bir süreç faydalı olacaktır.
Neden bıraktıktan sonra tekrar başlıyorum?
Yeniden başlama durumları genellikle belirli tetikleyiciler ve zorlanmalarla ilişkilidir. Yoğun stres, duygusal zorlanmalar ya da “bu sefer kontrol edebilirim” düşüncesi bu süreci etkileyebilir. Bu nedenle yeniden başlamaların nedenlerini anlamak, sürecin hangi noktalarda zorlandığını görmek açısından önemli olabilir ve çalışılabilir alanlar sunar.
Ofisimiz Kadıköy/Göztepe'de yer almaktadır. Yüz yüze ve online terapi seansları için randevu alabilirsiniz.
Adres
Göztepe Mah. Tütüncü Mehmet Efendi Cad. No: 13/1
Kadıköy – İstanbul
İletişim
0510 223 60 33
pskyaprakklc@gmail.com
Klinik Psikolog Yaprak Kılıç
Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi yaklaşımlarını temel alarak, bireysel ihtiyaçlarınıza uygun, güvenli ve etik bir terapi süreciyle duygularınızı anlamlandırmanıza, yaşamınızdaki tekrar eden örüntüleri fark etmenize ve daha işlevsel baş etme becerileri geliştirmenize eşlik ediyorum.
© 2026 Klinik Psikolog Yaprak Kılıç. Tüm hakları saklıdır.
