YEME İLE İLİŞKİMİZ DE SIKINTILAR
Yemek yeme davranışı ile ilgili her birey için farklı ilerleyen dönemsel değişiklikler ortaya çıkabilir. Fakat bazı değişiklikler zaman içerisinde bir döngü haline gelebilmektedir. Bu zorlanmalar her bireyde farklı şekillerde yaşansa da, benzer bazı deneyim alanlarından söz etmek mümkündür.
Yeme davranışının, rahatlama ya da duyguları düzenleme yolu haline gelmesi; zorlayıcı duygularla baş etmek için yeme davranışına başvurulması,
Yedikten sonra suçluluk, pişmanlık ya da utanç hissinin ortaya çıkması ve bu hislerden uzaklaşabilmek için telafi etme düşüncelerinin (ör.kusmak) gelişmesi
Yeme davranışı üzerinde yoğun şekilde kontrol sağlama çabası ya da kontrolün kaybedildiğini hissetme ile birlikte ortaya çıkan yeme atakları
Yeme ataklarının yaşanması ya da yemek yeme davranışının yoğun şekilde kısıtlanması
Yeme ile ilgili düşüncelerin gün içinde zihni fazlaca meşgul etmesi
Yeme düzeninin sosyal yaşamı, ilişkileri ya da günlük işlevselliği etkilemeye başlaması
Kişinin beden algısında gözlemlenen gerçekçi olmayan düşünceler
Bu tür deneyimler bireyler için tek başına ya da bir arada gözlemleniyor olabilir. Bu durumların ne kadar süredir devam ettiği, tekrar eden bir döngü oluşturup oluşturmadığı ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği önemli göstergelerdir. Bireyin gündelik hayatını da etkileyen bu gibi durumlarda bir uzmanla birlikte ilerlenmesi oldukça destekleyici olabilir.
YEME İLE İLİŞKİMİZ NEDEN ZORLAŞIR?
Yemek yeme davranışımız, duygularımız ile yakından ilişkilidir. Ancak tek başına duygularımız yeme davranışında sorunlara neden olmaz. Bu süreçte biyolojik, psikolojik ve çevresel birçok etken birlikte rol oynar ve her birey için farklı nedenlerin bir araya gelmesi mümkündür.
Biyolojik ve Genetik Etmenler
Biyolojik ve genetik olarak bireyler; iştah, stres tepkisi, dürtü kontrolü gibi alanlarda farklılıklar gösterebilmektedir. Bireylerin genetik yatkınlıkları yeme davranışı üzerinde doğrudan bir etkiye neden olmasa da çevre ve geçmiş yaşantılar gibi faktörler ile birleştiğinde risk artırıcı bir etken haline gelebilir.
Psikolojik etkenler
Yeme davranışı, gündelik hayattaki olumsuz duygularımızdan ve stresten etkilenmektedir. Kısa vadede rahatlatıcı bir işlev gören yeme davranışı, bu duygularla baş etmenin temel yolu haline geldiğinde zamanla süreğen bir zorluğa dönüşebilir. Bu nedenle yeme davranışındaki zorlanmalar, bireyin duygularla ve stresle baş etme biçimleriyle yakından ilişkilidir.
Geçmiş Yaşantılar ve Öğrenilen Örüntüler
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki yaşantılar, bireylerin bugünkü yeme davranışları ve beden algıları üzerinde etkili olabilmektedir. Özellikle çocuklukta yemek yeme konusunda eleştirel ya da baskıcı ebeveynlere sahip olmak, bireylerin yeme davranışıyla ilişkili zorlanmalar yaşamasına zemin hazırlayabilir. Benzer şekilde, duyguların ifade edilmesine alan tanınmayan aile ortamlarında büyüyen bireyler, zamanla kendi duygularından uzaklaşabilmek için yeme davranışına yönelebilirler. Özellikle ebeveynin duygularının ve düşüncelerinin yoğun şekilde içselleştirilmesi zamanla eleştirilerden uzak durabilmek için iç içelik şemasının geliştirilmesine kişinin ebeveynin katı sınırlarını benimseyerek kendisini de yemek konusunda yoğun şekilde eleştirmeye devam etmesine neden olabilir.
Bedenle ilgili yoğun eleştiriler ve katı tutumlar, kusurluluk şemasının gelişmesine yol açarak bireylerin bedenlerini ve yeme davranışlarını kusurlu ya da yetersiz olarak algılamalarına neden olabilir. Duygusal olarak yoksun bırakılan bireylerde ise duygusal yoksunluk şeması gelişebilir; bu durumda kişi sevilme, değer görme ve kabul edilme ihtiyacını beden algısı ve yeme davranışı üzerinden anlamlandırmaya başlayabilir.
Bunun yanında başarısızlık ve yüksek standartlar şemalarına sahip bireylerde, yeme davranışı sırasında kendine yönelik eleştirel tutumların ve kontrol çabalarının daha yoğun yaşandığı gözlemlenebilir. Bu şemaların tetiklendiği durumlarda yeme davranışında sıkıntılar gözlenebilir.
Yeme davranışında zorlanma yaşayan birçok bireyde, “yine başaramadın”, “beceriksizsin”, “daha kontrollü olmalıydın” gibi sert ve eleştirel bir iç ses bulunabilir. Bu eleştirel modlar, kişinin kendisini aşırı şekilde kontrol etmesine ya da cezalandırmasına yol açarak yeme davranışındaki döngünün sürmesine neden olabilir.
Çevresel ve Toplumsal Etkenler
Her toplum kendi beden algısına sahiptir. Bu beden algıları bir süre sonra bireylerin hayatına da yansımaktadır. Bireylere gelen eleştiriler, çevrenin beklentileri ve toplumun beden algıları bireylerin kendi beden algılarını şekillendirmesine bununla beraber yeme düzenindeki bozulmalara neden olabilir.
NE ZAMAN DESTEK ALINMALI?
Yeme davranışındaki bozulmalar bazı durumlarda anlık olarak, ya da kısa bir süre için kişinin hayatında rahatsız edici bir duruma gelebilir. Bu durumlar bireyin hayatında kısa dönemde stres yaratan etmenlerin gözleniyor olmasının da nedeni olabilir. Bu nedenle bu problemler için her zaman terapi gerekmiyor olabilir. Yeme davranışındaki aksaklıklar;
· Uzun süredir devam ettiğinde
· Kişinin düşünceelrini yoğun şekilde meşgul ettiğinde
· Suçluluk, utanç ve pişmanlık duyguları yoğun şekilde hissedilmeye başlandığında
Duygularla baş etmenin tek yolu yemek yemek olduğunda
Gündelik yaşantı ortaya çıkan aksaklıktan yoğun şekilde olumsuz etkilenmeye başladığında
Beden ve yemek yeme ile ilgili eleştirel sesler bireyin hayatına çok fazla dahil olduğunda
Bireyler bir uzmandan destek almayı düşünebilirler. Yeme davranışındaki problemler için gidilecek bir terapi süreci yeme düzenini oluşturabilmenin yanında tekrar eden örüntüleri fark etmeyi, geçmiş yaşantıları keşfetmeyi, bireyin sağlıklı bir ses ile kendi sürecine dahil olmasını destekler.
YEME İLE İLGİLİ ZORLANMALARDA TERAPİ
Yeme ile iligli zorlanmalarda terapi yalnızca davranışı değiştirmekten ibaret değildir. Bunun yanında terapiler, bireylerin geçmiş yaşantıları ile şu an arasındaki bağlantıyı kurabilmeyi, bireylerin duygularını anlamlandırabilmeyi, tekrar eden döngüleri fark edebilmeyi, bireylerin olumsuz düşüncelerini fark edebilmelerini ve sağlıklı bir taraftan bakabilmelerini hedeflemektedir. Yeme davranışının değişmesinin yanında bireylerin kendi döngülerini fark ederek ilerlemeleri terapinin amaçlarındandır.
Bilişsel Davranışçı Terapi Perspektifinden Yeme Davranışı
Bilişsel Davranışçı Terapi’de yeme davranışı, yalnızca “ne yenildiği” üzerinden değil; bu davranışın hangi durumlarda ortaya çıktığı, hangi düşüncelerle beslendiği ve sonrasında hangi duyguların yaşandığı üzerinden ele alınır.
Terapi sürecinde bireyin yeme davranışını tetikleyen durumları fark etmesi, bu anlarda zihninden geçen otomatik düşünceleri tanıması ve bu düşüncelerin davranışı nasıl sürdürdüğünü görmesi hedeflenir.
BDT yaklaşımında amaç, yeme davranışını zorla kontrol altına almak değil; bireyin kendi döngüsünü tanıyabilmesi ve bu döngü içerisinde daha işlevsel alternatifler geliştirebilmesidir. Böylece yeme davranışıyla ilgili farkındalık artar ve kişi, kendisi için daha dengeli baş etme yolları oluşturabilir.
Şema Terapi Perspektifinden Yeme Davranışı
Şema Terapi içerisinde yeme davranışındaki zorlanmalar, çoğu zaman bireyin karşılanmamış bazı temel duygusal ihtiyaçlarının yansımalarını içerir. Bireyle kendilerini zorlayan duygularla baş etmek için, kendilerini sevilebilir hissetmek için ya da kendilerini eksik hissetmemek için yeme davranışı üzerinde aşırı kontrol kurmaya çalışabilir ya da tam tersine kontrolü kaybettiğini hissettiği anlar yaşayabilir. Bu örüntüler genellikle geçmişten tanıdık gelen ihtiyaçların yeterince karşılanmaması ya da aşırı karşılanmasıyla ilişkilidir.
Çocuklukta eleştirel, baskıcı ya da kontrolcü ebeveyn tutumlarıyla büyüyen bireylerde kusurluluk, yüksek standartlar ve cezalandırıcılık şemaları daha kolay tetiklenebilir. Bu şemalar aktif olduğunda kişi yeme davranışı üzerinden kendini aşırı kontrol etmeye, cezalandırmaya ya da kontrolü tamamen kaybettiğini hissettiği anlar yaşamaya başlayabilir.
Duygusal ihtiyaçların yeterince karşılanmadığı ortamlarda ise duygusal yoksunluk şeması gelişebilir. Bu durumda yemek, kişinin kendisini sakinleştirdiği, geçici olarak rahatladığı ya da boşluk hissini doldurmaya çalıştığı bir düzenleme aracı haline gelebilir. Yeme sonrasında ortaya çıkan suçluluk ve utanç duyguları ise eleştirel iç sesin güçlenmesine neden olabilir.
Şema Terapi sürecinde amaç; davranışın hangi şemalarla ilişkili olduğunu fark etmek, bu şemaların çocukluk temellerini ve altında yatan ihtiyaçları anlamak, eleştirel ve cezalandırıcı modları zayıflatmak ve kişinin kendi sağlıklı yetişkin tarafını daha çok duyabilmesini desteklemektir. Sağlıklı yetişkin bir taraftan bakmaya başlandıkça yeme davranışında sorunlara neden olan ihtiyaçlar da kişinin kendisi tarafından daha işlevsel şekilde karşılanabilmektedir.
Yemek yemek her birey için fizyolojik bir ihtiyaçtır. Ancak yeme davranışı her zaman yalnızca fizyolojik bir süreçle açıklanamaz. Yeme davranışı; bireylerin duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını etkileyen, kişinin yaşam deneyimleriyle yakından ilişkili bir süreçtir. Gündelik hayatta yaşanan bir sıkıntı ya da stresli bir anda, yeme alışkanlıklarımızın bu durumlardan etkilendiğini fark edebiliriz.
Duygularımızdan ve düşüncelerimizden anlık olarak etkilenen bu davranış, zaman zaman kişinin yaşam düzenini de etkileyebilir. Bu nedenle yeme ile kurulan ilişki, bazı dönemlerde kişinin hayatında desteklenmesi gereken bir alan haline gelebilir.


SIK SORULAN SORULAR
Yeme Davranışında Zorlanmalar İrade Meselesi midir?
Yeme davranışında ortaya çıkan sıkıntı yaratıcı durumlar; bireyin duyguları, düşünceleri ve geçmiş yaşantılarından etkilenen karmaşık bir sistemdir. Bu nedenle yeme davranışını yalnızca bir irade sorunu olarak ele almak doğru olmamaktadır.
Yeme davranışım neden tekrar ediyor?
Yeme davranışındaki sıkıntılar zaman içerisinde kişinin hayatında bir döngü haline gelebilir. Bu nedenle bireylerin tek başlarına uzun süredir devam eden bir döngüyü fark etmeleri ve değiştirmeleri kolay olmayabilir. Bu noktada uzman desteği almak, döngülerin anlaşılması ve yeniden yapılandırılması açısından faydalı olabilir.
Duygusal yeme yaşıyorum; terapiye başlamak için çok ciddi bir zorlanma olması gerekir mi?
Hayır. Yeme davranışı için destek almak konusunda çok yoğun zorlanmalar yaşamak gerekmemektedir. Yeme davranışı konusunda rahatsızlık duyan, buradaki döngüleri fark edip değiştirmek isteyen herkes bu konuda destek alabilir.
Yeme davranışındaki zorlanmalar tamamen son bulur mu?
Terapi süreci her birey için farklı ilerler. Süreçte; yeme davranışındaki zorlanmaların nedenlerinin anlaşılması, kişinin hayatındaki tekrar eden döngülerin fark edilmesi ve geçmiş yaşantılarla olan ilişkilerinin ele alınması hedeflenir. Aynı zamanda daha sağlıklı başa çıkma yolları geliştirilir. Bu sayede kişi, benzer zorlanmalar ortaya çıktığında bunları daha erken fark edebilir ve kendisi için işlevsel yöntemler kullanabilir.
Yeme davranışındaki zorlanmalar terapi sonrasında yeniden ortaya çıkar mı?
Yeme davranışı terapi sürecinde; duygular, düşünceler ve geçmiş yaşantılarla birlikte çok yönlü olarak ele alınır. Bu süreçte hedeflenen kalıcı değişimdir. Ancak yaşamın getirdiği zorlayıcı dönemlerde bazı güçlükler yeniden ortaya çıkabilir. Terapi sürecinde kazanılan farkındalık ve beceriler, bu durumların daha erken fark edilmesini ve daha hafif yaşanmasını destekler.
YEMEK YEME İLE İLİŞKİMİZ
Ofisimiz Kadıköy/Göztepe'de yer almaktadır. Yüz yüze ve online terapi seansları için randevu alabilirsiniz.
Adres
Göztepe Mah. Tütüncü Mehmet Efendi Cad. No: 13/1
Kadıköy – İstanbul
İletişim
0510 223 60 33
pskyaprakklc@gmail.com
Klinik Psikolog Yaprak Kılıç
Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi yaklaşımlarını temel alarak, bireysel ihtiyaçlarınıza uygun, güvenli ve etik bir terapi süreciyle duygularınızı anlamlandırmanıza, yaşamınızdaki tekrar eden örüntüleri fark etmenize ve daha işlevsel baş etme becerileri geliştirmenize eşlik ediyorum.
© 2026 Klinik Psikolog Yaprak Kılıç. Tüm hakları saklıdır.
